Kayıtlar

yara etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

İnanın yeter!

Resim
Bitmeyeceğini sandığınız zindan gecenin ardından da sabah olur... Beklentilerinizi takar takıştırır, umutlarınızı giyip çıkarsınız evden. Emeğinizi ekmeğe çevirebileceğiniz değirmeniniz varsa ne ala... Yoksa ayaklarınız nereye götürürse... Boşlukta, gidecek yer yokken... Ayakları mı götürür insanları? Önden yürüyen aksak çaresizlik mi takip edilir? Etrafta kimse kalmamışsa, yalan olmuşsa dağlar, çürüdüyse asırlık çınarlar,  gönlünü şemsiye yapmayacak, kuytulara sığınmayacaksın da ne yapacaksın? Yaran varsa ve kanıyorsa, ne kadar az insana tesadüf edersen o kadar iyidir! “İnsan” dediğin meraklı olur... Hele bir de kolunun kanadının kırık olduğunu duyduysa bir yerlerden... Neyin eksikliğini hissediyorsan,  hayatında ne kötü gidiyorsa onu sorar. Bekârsan, ne zaman evleneceğini... Ayrıldıysan,  eski eşini, sevgilini... İşin yoksa görüşmelerini. Kiradaysan evini... Almaya niyetlenip de bir türlü alamadığın arabayı... Olmayan çocuğunu... Ola...

Geçer...

Uzaktan bir gemi geçer... Yanımdan kuyruksuz  kedi, üzerimden martı... Yorgunum be canım, iş çıkışı iki kadeh attık mahalleden çocuklarla... Saat geç oldu, ben istemem amma birazdan içim geçer... Acı geçer... Yar üfler, geçer... Kapanmayacak sandığın yara, önce kabuk bağlar sonra geçer... Fark etmezsin zaman geçer... Yüzün yok hatırımda... Sesin de! Engel olamam, aklımdan... Sen geçersin...