Kayıtlar

taraftar etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Çok mu?

Resim
Maç öncesi Romanya’ya yenilebileceğimiz aklımın köşesinden bile geçmiyordu... Üzerinize afiyet, nedenini bilmediğim bir iyimserlikle iki farklı galibiyet bekliyordum! Avrupa’da futbol oynayıp geri dönen futbolculara soruyorlar; Türkiye ile orası arasında ne fark var? Onlar da cevap veriyor; “ Türkiye’de yenildiğiniz zaman bir hafta sokağa çıkamazsınız, Avrupa’da taraftar “ olsun der” geçer, akşamda eğlenmeye gidersiniz!” Sanıyorum üç yıl önce, Tugay Kerimoğlu’nun NTV’ de bir röportajını izlemiştim... İngiltere’de oynadığı dönemde kendi evlerinde arka arkaya on defa yenildiklerini, taraftarın bırakın tepki göstermeyi, futbolcuları teselli ettiğini, anlatmış... Türkiye’de olsa neler olacağını bilmediğini ve aradaki farkın neden kaynaklandığını anlamadığının altını çizmişti... Düşünsenize Fenerbahçe’nin Kadıköy’de, Beşiktaş’ın İnönü’de arka arkaya on maç kaybettiğini... Neler olur üzerine kurgu yapmayıp, yenilgilerin bize neden dokunduğuna vurgu yapmak istiyorum! Öncelikle İngil...

Üç Korner Bir Penaltı

O kalabalığın arasından sıyrılıp sahaya atlayan taraftardan benim içimde de var... Bu yüzden yadırgamadım adamı! Hatta cesur buldum! İleride torunlarına anlatacağı bir anısı olduğunu düşünüyorum; “ Çocuklar hakem sürekli bizim takımın aleyhine düdük çalıyordu... Ağzıma gelen bildiğim bütün küfürleri ettim, ettik... Sonunda dayanamadım girdim sahanın içine, ulaşabilsem, yetişebilsem patlatacağım bir tane hıncımı alacağım... Nerdeee ortalık kum gibi polis kaynıyor, kaptılar beni yaka paça dışarıya attılar... Bütün televizyon kanallarında çıktımdı o gün! Hey gidi günler hey...” O adamı anladığım için kalabalık mekânlarda maç izlemiyor, statlara gitmiyor, evde bir başıma coşuyorum! Ne başım belaya giriyor, ne de karakolluk oluyorum... Geçmişte bir iki cep telefonu kırmışlığım var hepsi o! Neden girer taraftar sahaya? “Teşbihte kusur olmaz” denir ya; uçak korkusu gibi bir şey! Özünde çaresizlik var! Uçak düşmeye başlayınca öleceğinizi bilirsiniz... Elinizden de bir şey gelmez...