Kayıtlar

huzur etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Meşe palamutlarını sakladığım yer

Resim
Çıplak ayaklarımla bastığım çimenler, gece boyunca gök gürültüleri ve şimşekler eşliğinde yağan yağmuru anımsatıyor… Gecenin bir yarısı kalkarsınız, yatak odasının penceresinden perdeyi aralayıp dışarıya bakarsınız… Aklınız saate kayar, sabaha daha çok vardır… İç huzuruyla yorganı başınızın üzerine çeker, gök gürültüsünden, şimşeklerden korktuğunuz çocukluk günlerinize döner, cama vuran yağmur damlalarını ve rüzgârın sesini dinlerken uyuya kalırsınız… Veya kötü bir güne uyanacağınızı bilirsiniz, zaman geçmesin, saat dursun yıllarca o huzur dolu yorganın altında kalıp orada, öylece, can vermek istersiniz… Oltam elimde dereye inen patikada yürüyorum… Bulutlar nazar boncuğu, güneş göz kamaştırıyor… Uzun, sıkıcı geçen kış aylarına inat ısıtıyor da üstelik papatyalar, gelincikler, yeni sürülmüş tarlada sabah kahvaltısını arayan bir başına leylek… Tüyleri siyah, küçük bir köpek dolaşıyor bacağıma… İki ineği önüne katmış, çıkını omzunda kasketli bir adamla selamlaşıyoruz; “ ...

Sen ne dersen onu içerim

Resim
Dokunan olmasa akşama kadar otururum burada... Yok yok bir hafta otururum! Geceleri nasıl güzel oluyordur kim bilir? Havuz dolu olsaydı ve fiskeyeler çalışsaydı... Elinde tepsi ile şapkalı uzun boylu, kır saçlı bir amca geziyor masaların arasında... Gömleği, pantolonu ütülü... Birilerinin babası, birilerinin dedesi muhakkak! Emeklidir kanımca... İçkisi, sigarası, gece hayatı ve hiçbir kötü alışkanlığı yoktur, olmamıştır... Yıllarca erken kalktığı için erken de yatmıştır, çok seyrek mahalle kahvesine çıkıyor, ay sonlarında aldığı öteberiyi utana sıkıla bakkala yazdırıyor, eli bollaşınca da ilk iş borcunu ödüyordur... Sorsam birine “temiz adamdır” diyecek besbelli. Evde oturmaktan bezmiştir, yengeyle incir çekirdeğini doldurmayacak sebeplerden atışmalar başlayınca... Tanıdıklardan çay bahçesinin sahibi de “gel istersen” deyince... Evde oturmaktan, kadın dırdırından iyidir be yahu! Hem, bütçeye katkıdır. Çalışmak ayıp mı arkadaş? Bak elin adamlarına, görmüyor muyuz...