Kayıtlar

Şiir etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Olur ya

Resim
Yıllardır hayalini kurduğunuz Ege’de küçük bir balıkçı kasabasına atmışsınız kapağı, mütevazı, sundurmalı, üç odalı bir de ev bulmuşsunuz… Dört beş masalı bir balık lokantası açmışsınız, sabahları halden tazecik balıkları alıp geliyor, ütülü beyaz önlüğünüzle ızgaranın başında müşterilere siz pişiriyorsunuz… Rakınız her daim elinizin altında… Plaktan Türk Sanat Müziği dinliyor, akşamüstleri, asmanın altına yaptığınız çardakta güneşin batışını ritüele çeviriyorsunuz… Sokak kedileriniz bir de cinsini bilmediğiniz yavru köpeğiniz var. Bu yaştan sonra çakıl taşı koleksiyonu yapmaya ve boyamaya başladınız… Şiir yazıyorsunuz, şairliğe soyundunuz üstelik! Sabahları erkenden kalkıp uzun yürüyüşler yapıyor, kahvaltıda üzerine sürdüğünüz tereyağının kaybolduğu kızarmış ekmekleri mideye indiriyor, bıkana kadar gazete okuyorsunuz… Cep telefonunuz, arayanınız soranınız, ödemek zorunda olduğunuz krediniz, borcunuz, harcınız yok! Dünyadan, Türkiye’den bihabersiniz! Mehtap ge...

Boşluk

Resim
Boşluk… Boşluk! Sadece senin bildiğin ve büyümesine engel olamadığın ‘boşluk’ yüzünden gidersin hiç tanımadığın bir kadının peşinden… O boşluk yüzünden beklerisin pencerede, tanımadığın bir adamın gelişini… Ve o boşluk yüzünden evlenirsin tanımadığın bir adamla… O boşluk yüzünden ayrılırsın! Boşluk dolsun diye hobilerin olur… Avutursun kendini, resim yaparsın, fotoğraf çekersin, yazarsın mesela… Şiir olursun, şair olursun… Kumsaldaki ayak izi, köpek olursun! İçindeki boşluk dolsun diye uzak memleketlere uzun tatillere çıkar, dilini konuşamadığın, rengi seninkinden farklı kadınlarla, barda tanıştığın adamlarla yatarsın… İçersin… Salaş, kuytu bir meyhanede kadeh, sahildeki bank, sonbaharda sararmış yaprak, yalancı bahara aldanıp çiçek açmış badem ağacı, boşluğun ta kendisi olursun…

Korkunca üç buçuk, yatakta beş!

Resim
Bir arkadaşım bastığı şiir kitabının beş tane satmasına üzülmüş! “Sadece beş” dedi telefonu kapatırken... Raflardan kitabı alan beş kişi... Ben olsam; o beş kişinin kim olduğunu merak ederdim... Neye benzediklerini, ne iş yaptıklarını ve kimsenin almadığı bir şiir kitabına neden para verdiklerini... &&& Şaşırmadım, garipsemedim de... Şiir kitabı almaz ki vatandaş... Şiir; limonata, ayran gibi evde yapılabiliyor ya!   Oturur kendi yazar çizgili defterlere sonra yazdığı şiirleri kimse okumasın diye, yatak altlarına, olmadık yerlere saklar... Herkes şiir yazabilir... Fakat herkes kitap haline getirip raflara koyma cesaretini gösteremez... Kendi şiirlerini günah gibi saklayan adam, nasıl başkasının şiir kitabını para verip okusun? &&& Mutfak masasının üzerinde duran kitabın bir yerinde yazar; “ Acı çekmeden değişim olmaz” demiş... Kimi; aç karınla felsefe yapılmayacağını, kimi; tok karınla şiir yazılamayacağını orta yaşlı adamlarda skorun önemli olmadığını ...