Kayıtlar

Suriye etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

BAYRAM!

Resim
Beyaz bir minibüsün içinde bayramın son günü 10 şehit! Ne şarampol ne uçurummuş! Önceki gün Gaziantep’te patlama... Daha evvel; yola döşenen mayın... Uzaktan kumanda... Basılan karakollar... Al bayrağa sarılı tabutlar, sinir krizi geçiren ana, baba, kardeş... Ne olup bittiğinin farkında olmadığı halde babasına asker selamı veren çocuklar... Boşluk! Şehitlerin derme çatma evleri, fakirlik, yokluk, “Vatan sağ olsun” diyen gözü yaşlı şehit babasının kevgire dönmüş ayakkabıları... Suriye! “ İki Mehmet öldü diye!” Somali! Nerede olduğunu bile bilmediğimiz Arakan’da akan kan... Adını daha önce duymadığımız; Myanmar! Haydi yardım... Gözyaşları sel... Fener... Deniz feneri! Deprem olduğunda Van’da çadır yoktu kimsenin sesi çıkmadı... Suriye’den kaçanlar klima yok diye polisi vurdular. Yine “çıt” yok! Güya yol kesildi, milletvekilleri alnından öptü teröristleri, başarılar diledi... Kameralar çekti, televizyonlarda izledik. Bayramdı! Futbolla u...

Mahalle olarak kalabilseydik

Resim
Çocukken mahalle savaşları yapardık... Bildiğiniz taşla, kafa, göz yarmacasına... Kafamız yarılana kadar sözde düşmanımızın ne hissettiğini bilmezdik! Başına taşı yiyen önce şaşkın gözlerle etrafa bakar sonra elini başına götürür, kanı görünce avazı çıktığı kadar bağırarak koşa koşa evinin yolunu tutardı... Tentürdiyotlar, gazlı bezler, dikişler... Tembihler! Bazen mahalle maçları sonrası çıkardı mahalle savaşları... Kaybeden yenilgiyi kaldıramaz bir bahane bulup saldırırdı... “ Penaltı vardı oğlum orada!” “ Kaleciye faul yaptınız!” “ Şu uzun boylu sarışın çocuk sizin mahalleden değil arkadaş, ilk defa görüyoruz... Hükmen mağlupsunuz!” “ Hani büyükler oynamayacaktı?” Büyüklerin her oyuna dâhil olduğunu öğrenmemize daha yıllar vardı! Kız meselesi yüzünden birbirimize girdiğimiz de olurdu... “ Aşağı mahalleden Murat bizim Ayşe’ye asılmış!” “ Bak şerefsize, sahipsiz mi sanmış kızı?” Mahallenin kızına yan gözle bakılmadığı gibi başkasına da baktırılmazdı...