Kayıtlar

Ahmet Hakan etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Totem

Resim
Bir “totem” muhabbeti aldı gidiyor ya! Bu yıl olduğu gibi şampiyonun son maçta belli olacağı sezonlarda, işin içinde Galatasaray varsa... Sene boyunca tüm maçları izlediğim halde, cep telefonunun çekmediği bir yerlere balığa gidiyorum! Aklıma gelmişken; Şükrü Saraçoğlu’nda locası olan tüm şirket yöneticilerine; beni maça davet ettikleri, gelemeyeceğimi söyleyip, sebebini açıkladığım zaman gösterdikleri anlayış için ayrı ayrı teşekkür ederim... İsteseydim karşılaşmayı; Ertuğrul Özkök, Ahmet Hakan, Eyüp Can ve Uğur Dündar’la izlerken beleş dağıtılan “Godiva” çikolataları mideye indirebilir, evde misafirlere tutmak için paket yaptırabilirdim! Yapmadım! Zamanımı Atila ve Ünal’la Kıyıköy’le Kastro arasında yerini dadananlar olmasın, kalabalık yapmasın diye söylemek istemediğim, erik rengi, ince, nazlı akan derenin kenarında, kırmızı mantara bakarken, tatlı su kefallerinin, oltanın ucuna taktığımız hindi ciğerlerine aldanmasını bekleyerek geçirmeyi tercih ettim... Hoş Atila misa...

Kleptomanın böylesi!

Resim
Ahmet Hakan geçenlerde kaleme aldığı bir yazısında; farkında olmadan arkadaşlarının çakmaklarını cebellezi ettiğini yazmıştı... Aynı illet bende de var ve hatta daha ileri boyutlarda! Eğer masadaki paketin markası benimkiyle aynıysa, hem çakmağı hem paketi götürüyorum! Başkalarının tütününü ikram ediyorum! Akşamları eve geldiğimde, salondaki yemek masasının üzerine ( sıkılarak yazıyorum ) ceplerimden çıkan üç, dört paketi bıraktığım oluyor, çakmaklar da cabası! Gün boyu iş sebebiyle onlarca kişiyle görüştüğüm için ganimetlerin! Sahiplerini de hatırlamak zor oluyor... Kaldığım durumu düşünsenize, adam müşterim, yeni tanışıyoruz, ben sürekli deplasmanda olduğum için onun işyerindeyiz... Çaylar geliyor, çalışma sistemimizi anlatıyor, giderken de masanın üzerindekileri toparlıyorum... Utanç verici! Adam arkamdan seslense; “ küllüğü unuttun” dese! Bereket götürdüklerim hep ucuz çakmaklar... Ya günün birinde ensesi kalın birinin Dupont ’unu ceplersem! Yarabbiiiii dağlara taşlara, kendimi an...