Kayıtlar

Para etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Kısa kolla hırka arasında bir gün

Resim
Ne yapacağını bilmemenin verdiği çaresizlikle, sırf vakit geçsin diye, ilk gördüğüm lokantaya atıyorum kendimi… ‘ Lokanta’ dediysem dört masalı küçücük bir yer… İçeride çorba kaşıklayan ben yaşlarda bir arkadaş var… Tiyatrocuydu bu adam, meteliksiz gezerdi… Kitaplarla arası iyiydi... Gitar çalar, şarkı söylerdi sağda solda. Masanın bir köşesinde, hemen tuzlukla peçeteliğin yanında yine kitaplar var. Adı neydi? Zoraki gülümsüyor beni görünce, ağzı dolu dolu selam veriyor… Başımı sallıyorum… Kesin o da beni nereden tanıdığını düşünüyor… Ne kirli bir yer burası… Muşambanın üzeri yapış yapış… Sigaradan bıyıkları sararmış lokantacı, içinde soğan ve biber olan, bilmem kaç senelik melamin tabağı önüme bırakıyor… Bakışıyoruz bir süre… Onun sorası, benim konuşasım yok! Öğrencilik yıllarım geliyorum aklıma… Aslında karnım da aç değil! "Az kuru fasulye, az pilav… Ayran.” Arkasını dönüp giden lokantacının topukları yenmiş ayakkabılarına takılıyor gözlerim… Borcu mu var bu ad...

Satıcının kapısı açık olur, zilli olmaz

Resim
İki köyü birbirine bağlayan, tozlu daracık bir yoldan, bostanların, meyve bahçelerinin arasından geçiyoruz... Kiraz ve erik ağaçları bereketten yıkılıyor! Sahipsizmiş gibi duran tenha bahçeleri geçip, kiraz toplayan bir gurubun yanına park ediyor, araçtan iniyorum; “ Selamünaleyküm...” “ Ve aleykümselam!” Ağaçları gösterip; “ Ücreti karşılığında toplayabilir miyiz? Ağaçtan kiraz yemeyeli çok oldu.” Ben yaşlarda, terden gömleği sırtına yapışmış tombul, bıyıklı bir adamla konuşuyorum. “ Bilmem, Ona sor.” Adamın parmağı ile gösterdiği yöne çeviriyorum kafamı... Kaşları çatık, hafif asabi, bastonu, yeleği, gri takım elbisesi ve fötr şapkası ile dizi setinden ayağı kaymış da buralara düşmüşe benzeyen, yetmişli yaşlarda olduğunu tahmin ettiğim bir amca yaklaşıyor yanıma... Konuşmama müsaade etmeden iki avucunda tuttuğu kirazları uzatıyor; “ Dalları kırarsınız siz şimdi!” Amcanın vücut dilinden aldığım mesajla; “ kırmayız” diyemiyor, bozulduğumu da hissettirmemeye ç...

Avrupa sosyetesi aslında nereli

Resim
Hürriyet Gazetesi ; “ İstanbul Sosyetesi Aslında Nereli ” başlığı altında bir liste hazırlamış... İş dünyasından, sanat dünyasına uzanan 70 aile sıralanmış... Sabırla isimleri ve memleketlerini okudum, içlerinde bir tane Trakyalı yok! Azıcık bozulmakla beraber nedenine takıldım... &&& “ Trakyalı sevmez şatafatı ” deyip çıkacağım işin içinden ama durumumuzu anlatan atasözü var; “ horozum olsun ibikli olsun ötmesin ”... “Ne alakası var” demeyin... Köylere çıksak birlikte, garajlarda yatan, kontağı bir yıldır çevrilmemiş traktörleri saysak... E mazot pahalı! Traktörü alırken ucuz muydu? E işe yaramayan traktörleri neden aldık o zaman? Ötmesin diye mi? Yoo... Traktörleri alırken ekip biçecek tarlamız vardı şimdi yok... Sattık arazileri... Çocuğu evlendirdik, araba aldık, kıza muayenehane açtık... Tarlalara kıydık, traktörlere kıyamadık! &&& Değerlidir bizim Trakyalının çocuğu, ya bir ya da iki tanedir... Gurbete gitsin, sosyeteye girsin istemez, dizinin dibind...

Para üzerine

Resim
Paranızın olması, insanların sizi sevmesi anlamına gelmez! Aksine omurgası olanları uzaklaştırır... Para, karasinekleri çekebilir belki ama arıları asla! Para sizi katlanılabilir yapmaz... Sineklerin cirit attığı ortamlarda popüler yapabilir, o da kısa bir süre! Para ile saadet ... Seyrek olur... Para bitince saadet de biter... Ortada bir ömür boyu yetecek para varsa; insanlar birbirlerini bitirir... Kimi bunu fark eder, kimi fark etmez... Kişi mutsuzken, mutlu olduğunu zannedebilir! Para; şüpheci yapar! Her yaklaşanın, menfaat için geldiğini sanır... Kişi; her ilişkisinde ikileme düşer... Bir süre sonra sapla samanı ayırt edemez, dostlarını kırar, sevenlerini küstürür... Yalnız kalır... Yalnız kaldıkça durumunu kanıksar... Satın alabileceği ortamlara takılır, pembe pahalı gözlükler takar... Güneş doğunca, rüya biter! Paralı insan seçemez! Hepsini birden almak ister... Belki alır da fakat çabuk sıkılır! Para, insanı arayışa sokar! Arayışın bulamayışa dönüşmesi uzun ...