Kayıtlar

çekirge etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Oturdum mu şu mutfak masasında ben o kadar?

Resim
Gülüyorum… Sana değil… Sana nasıl gülerim kim olduğunu bile bilmiyorum… Böyük köşe yazarı, kitap anlatmış bugün! Merakla ne yazacağını bekliyordum oysa… Böyle günler de… “Böyle günler de” derken? Böyle acılı günlerde demek istedim… Ne yazacağını bilemiyor insan. Benim karalamalardan ne olacak, salata, ne bileyim tatlıdan sonra içilen su niyetine… Balıktı, midyeydi, oltaydı, meyhaneydi, sarhoştu, sahilde banktı, kuyruksuz kediydi, akasya ağacıydı, öğlen uykusuydu, kitaptı… Ivır zıvır işte! İnanmayacaksın dün gece, sabahın üçüne kadar dört sayfa yazdım, tam Sevginar Hanıma gönderecektim… Eeee? Sildim yazıyı… Yarın iş var be oğlum Ali dedim… Sana mı kaldı memleket meseleleri dedim… Vurdum kafayı yattım. Bir rüyalar bir rüyalar… Adamın biri musallat oldu rüyalarıma ya neyse, hayırlara çıka! Bu kaçıncı oldu beya… Televizyona bir çıkıyor, laf aramızda asker arkadaşımı görmüş gibi oluyorum… Tanıyanlar bilir benim geçim gazozdan… Çorbayı limonatadan çı...

Yaşlı kuzgunun arkamızdan güldüğünü duyuyoruz...

Resim
Y Sarı sıcak bir yaz günü... Köyün son evini de geride bıraktıktan sonra etrafını akasya ağaçlarının çevirdiği dar patikadan, inek boklarına ve deve dikenlerine aldırmadan dereye doğru koşmaya başlıyoruz... Ayaklarımız çıplak... Cebimizde, kibrit kutusundan tabutta taşıdığımız sinek ölüleri... Omzumuzda, ney kadar kıymetli sazdan kamışlar, misinamız siyah makara ipliği, oltamız toplu iğneden... Mantar, tokyo arkası... Dereye secde etmiş bir söğüt ağacından, çırılçıplak suya atlıyoruz... Kurbağaların ve cümle kuşların keyfi kaçıyor tabii... Sırt üstü yeşil çimenlere atıyoruz kendimizi, birer gelincik sigarası yakıyor, dumanını rüzgâra üflüyoruz... Yeşil bir çekirge zıplıyor, bahtsız bir kertenkele kuyruğu pahasına kurtuluyor elimizden... Kanatları beyazlamış, yaşlı bir kuzguna, lastikleri şambrelden sapanımızla taş atıyoruz... Bakkal Raif’ten yalvar yakar aldığımız şarabı, şişesiyle dikiyoruz kafamıza, ağzımızı filmlerdeki gibi; elimizin tersi ile siliyoruz... Oltaları akıntıya bıra...