Kayıtlar

Şehit etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Hayaller, beklentiler ve gelecek ölür...

Resim
Bundan kerli sofralar hep bir kişi eksik olacak... Eskiden oturdukları yere kayacak gözler... Bayramlarda anneler; çocuklarını ziyarete, kabristanlara gidecek... Baba uzakta duracak biraz, gözyaşlarını gizleyecek... Doğduğu gün gelecek akıllara... Kınalı gözleri, küçücük elleri, ayakları... Emeklediği ilk gün... İlk adım... Adım çöreği... Okula gidişi, önlüğü, yakası... Karnesi... Anne, dudağında ince bir gülümsemeyle saklayacak karneyi, günü geldiğinde onun çocuklarına göstereceği günü hayal ederek... Durgun hallerine anlam veremeyecekler önce... Şaşıracaklar en sevdiği yemeği elinin tersi ile itmesine... Güya saklanmış, şiirlerini bulacaklar yüklük altlarında... Okuyacaklar, haberleri yokmuş gibi davranacaklar, ilk aşktan, ilk yürek yangınından... &&& Sonra... Ne kötü be yahu bu sonraları yazmak, anlatmak... Vatan borcu, namus borcu... Hem; kız da vermezler buralarda askere gitmeyene... En büyük asker... Bizim asker işte... Her Türk asker doğar... Var mı daha ötesi? Ka...

Şehit, boksör, çiçek pasajının başına gelenler ve inci pastanesi.

Resim
Metronun çıkışında Volkan Konak benzeri bir adam, saçı sakalı birbirine karışmış tulum çalıyor, duvarlardaki siyah beyaz fotoğraflara bakıyorum bir taraftan... Kalabalığa karışıp Çiçek Pasajına yöneliyorum... Hava kararmak üzere... &&& Aklım Ünal’da... Yolculuğum karşıyaydı bu defa, Esenler otogarda otobüs on dakika mola verince, fırsatı kaçırmıyorum, inip sigara yakıyorum... Gelene geçene bakıyor bir taraftan da yeşil önlüklü garsona çay sipariş ediyorum... Ünal’ı görüyorum sonra... Solgun, bitkin, neşesiz... Nerede halı sahada canımıza ot tıkayan adam? Nerede şu an karşımda duran? Yanıma geliyor... “ Ali ne haber?” “ İyidir ağabey, görüşmem var karşıya geçeceğim... Sen nasılsın?” “ Cenazemiz var!” Şaşırıyorum biraz, sorup sormamakta tereddüt ediyorum, merak ikilemi yeniyor; “ Başınız sağ olsun kim?” “ Teyzemin oğlu, Tokat’ta şehit oldu...” &&& Yan koltukta oturan genç irisi arkadaş İstanbul’a gelene kadar tek laf etme...