Kayıtlar

Dost etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

İnanın yeter!

Resim
Bitmeyeceğini sandığınız zindan gecenin ardından da sabah olur... Beklentilerinizi takar takıştırır, umutlarınızı giyip çıkarsınız evden. Emeğinizi ekmeğe çevirebileceğiniz değirmeniniz varsa ne ala... Yoksa ayaklarınız nereye götürürse... Boşlukta, gidecek yer yokken... Ayakları mı götürür insanları? Önden yürüyen aksak çaresizlik mi takip edilir? Etrafta kimse kalmamışsa, yalan olmuşsa dağlar, çürüdüyse asırlık çınarlar,  gönlünü şemsiye yapmayacak, kuytulara sığınmayacaksın da ne yapacaksın? Yaran varsa ve kanıyorsa, ne kadar az insana tesadüf edersen o kadar iyidir! “İnsan” dediğin meraklı olur... Hele bir de kolunun kanadının kırık olduğunu duyduysa bir yerlerden... Neyin eksikliğini hissediyorsan,  hayatında ne kötü gidiyorsa onu sorar. Bekârsan, ne zaman evleneceğini... Ayrıldıysan,  eski eşini, sevgilini... İşin yoksa görüşmelerini. Kiradaysan evini... Almaya niyetlenip de bir türlü alamadığın arabayı... Olmayan çocuğunu... Ola...

Kim kime dum duma...

Resim
    Çeşitli ortamlarda, çeşitli sebeplerle tanıştırıldığım insanlar hakkında yargıda bulunmak istemediğim için; fikir sahibi olmama adına iletişimimi sınırlı tutuyorum... Çetrefilli bir cümle olduğunun farkındayım! El sıkıyorum, gülümsüyorum, dinlermiş gibi yapıyorum ve ortamdan ayrıldıktan sonra hızlı bir şekilde unutuyorum... Gariptir bunda başarılı da oluyorum! “ Merhaba Ali ben...” “ Daha önce tanışmıştık!” Kimi;  çok bozuluyor bu işe... Kimi; benim gibi önemsemiyor! Beni anımsamayanlar da var, en çok onları seviyorum! &&& Egosu dağ olmuş, altında kalmışlara tesadüf ediyorum bazen... Hani şu yeni tanıştığı insanlara kredi notu veren tipler! “ Şimdi ben seninle tanıştım ya Alicim, senin kredi notun yüz bende... Düşmesi de artması sana bağlı...” Tamam da birader sen kimsin? Madem not veriyoruz şu dakikadan sonra senin bendeki notun; sıfır... Ağzınla kuş tutsan, kıçından ateş çıksa, ejderha olsan değişmez, bir çıkayım şu odadan, seni beynimin tüm kayıtlar...