Baktığın yerde üzüm varsa... Senin suçun mu?
Bazen büyük ikramiye gibi olaylar yaşıyoruz da, o an farkına varamıyoruz... Bir yaz gecesi, Silivri’de Kılçık Balık Lokantası’nın balkonundayız. Ay, yakamoz, meltem, iyot kokusu, rakı, balık... Keyif namına ne ararsanız var... Yanımızdaki masaya Mustafa Keser gelip oturmasın mı? Şaka gibi yahu... Dürttük falan birbirimizi... Meşhur birini gördüğümüz zaman öyle olur ya! Dirsekleşiriz... Neden bilmem! Adam bir duble rakı içti, efkara geldi... Deryaya, mehtaba karşı bir patlattı mı; “ gurbette sevgilim aklıma düştün, nazende sevgilim yâdıma düştün...” Fonda ağustos böcekleri, balkonda çıt yok... Ayaklar yerden kesildi tabi... Tay tay durumları bilirsiniz... &&& Olmadık zamanlarda, olmadık yerlerde takılır mısınız şarkı sözlerine... Boş kafayla olmaz pek! Bazen zıvanadan çıkıyorum, okur musunuz sözü ya, yazmış adam; “ bakışından süzülen işvene kurban olayım” Kardeşim, ne yaşadın da yazdın? Nasıl kafayla yazdın? Hangi açıdan, nasıl gördün d...