Kimi balık lokantası açmış, kimi bar
Tatil! Yok yok “tatil” doğru kelime değil! Yıllık izin... Tatilcik! İçi; deniz, terlik ve şortla doldurulmuş beş gün... Sürekli çalan cep telefonlarını ( telefonlarını yalnız!” olaya dâhil etmiyorum... Başınıza gelmiştir, şimdiye kadar gelmediyse de gelmesin zaten... Önemli bir şey olur da ulaşamazlar diye eliniz gitmez kapatmaya mereti... Sabahın köründe çalar, yeni yatmış, tam dalmak üzeresinizdir... Gözlerinizi açmadan ve kimin aradığına bakmadan, üstelik tatilde olduğunuzu unutup, işe geç kalmış, akşamdan kalma adam modunda açarsınız telefonu... O panik anını bilirsiniz... Ya arayan çalıştığınız şirketten, yukarılardan biriyse! Ya sesinizden uyuduğunuzu anlarsa! Yüreğiniz ağzınıza gelir... Korku değildir yaşadığınız... Hak edilmeyeni almanın utancıdır... Hoş, kimin neyi hak ettiğini biz şuncacık aklımızla nereden bilebiliriz? Yeri gelmişken cümle arkadaşa, düşünür ve bilge geçinene bir soru sorayım; Hak ettiğinizi alabiliyor musunuz? Aldığınız ol...