Kayıtlar

Karaağaç etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Bizim Bahçe

Resim
Griye boyanmış, emekli kamyon jantlarından yapılma soba ile göz temasındayım... Utangaç biraz! Kapağı açıldığında sanki bir şey söyleyecek de neden bilmem vazgeçiyormuş gibi! İnadına nazlı yağıyor kar Edirne’ye... Rüzgâr yok, ses yok, çıt yok! Kuytusuna sığındığım kahvaltı salonunun garantisinde, cama neredeyse burnumu dayamış, ekmek kırıntılarını gagalayan serçeleri izliyorum... Gece burada kalayım diye geçiriyorum içimden... Akşam da ya Kime Ne ’ye, ya Zindan Altı ’na olmadı Asmaaltı Ocakbaşı ’na giderim... Ya kar dinmezse? Ya bir hafta devam ederse? Eskiden olsa yarını, öbür günü düşünmeden otelde alırdım soluğu... “ Ne kadar kalacaksınız?” diye soran resepsiyon görevlisine “kısmet” derdim gevrek gevrek... Bir şişe Yakut ’u gazete kâğıdına sardırır sıkıştırırdım koltuğumun altına, oldu olacak bir kangal da sucuk en baharatlısından... Kapağı Kent Ormanı ’na atardım... Soğuk olur ya, varsın olsun... Ruhumuz donacak değil ya! Tek başıma tadı çıkmaz, ahbap da lazım... O’nu da bulurdum...

İstanbul trafiğine çözüm önerileri!

Resim
— Ağbi sigara içecekseniz sizi dışarıya alayım! — Hayırdır? Burası dışarısı değil mi zaten? — Çatı var ya! Daha geçen hafta çatısı olup duvarları olmayan yerde soluklanmış... Amaaan daha ne lastik gibi konuyu uzatıyorsam, lafın özü geçen hafta serbestti, bu hafta yasak... Keyifli bir şeyler yazayım derken, ucundan çekemeyeceğim konuyu... Sıkıldım işin açığı... &&& Karaağaç ’ta Cafe Bomonti’nin önüne serpiştirilmiş iskemlelerden birine, ulu çınar ağaçlarının gölgesine çöküyorum... Hafif de rüzgar var... Ortalık sessiz, tenha... Mazhar söylüyor; “ Eksilirse ağlayanlar çevremizden, ya gerçeği söyleriz, ya da nasıl istersen... Ne güzel şeysin sen hep yaşın on dokuz.. .” Dün; yağlı, yapış yapış ve iğrenç İstanbul trafiğinde geçirdiğim dört saatten sonra cennet! Hele o köprü! Yarabbi ömür törpüsü, çile! Nasıl bir şey o ya? &&& Bir ara trafikte sıkıntıdan tırnaklarımı yerken( yok öyle bir huyum, lafın gelişi )   İstanbul’u yöneten adam ben olsaydım, bu sorunu...