Kayıtlar

kötü etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Gri

Resim
Havaalanı tuvaletinde cep telefonumu unutmuşum, klozette oyun oynayanlardanım imkân varsa daha çok okurum aslında… Şu cebe sığan kitaplardan edinmeli! Arkadaşın telefonundan beni aradık bir adam açtı! Bagaj kabuldeymiş, gittik aldık! Tuvalette bulduğu telefonu neden alır insan? Güvenliğe veya oralarda görevli birilerine teslim etmek için mi? Etmemişti oysa! Niyeti farklı olsa kapatabilirdi… Belki kapatmaya zamanı olmadı. Şu telefonu alan adam, iyi mi kötü mü? Ya telefonu unuttuğumu daha geç fark etseydim. Ya o uçağa binmiş olsaydı. Adamın iyi olduğunu düşünmek istiyorum yoksa telefonu neden açsın! Olay, neye inanmak istediğin ile ilgili aslında… Biri çıkar, aldatıldığını söyler… Zamanında başına gelmiştir, “olamaz, yapmaz” dersin içine de bir kurt düşer, kemirir kemirir, takip etmeye başlar, gözünle görene kadar inanmamak için elinden geleni yaparsın! Hoş bazen kendi gözüne bile inanmaz kulp bulursun, “ benzettim” dersin “ bu saatte işte, bana ...

Adalet istiyorum

Resim
Her şey olacağına varıyorsa ve belliyse yaşayacakların, seçeceğin yollar, yapacağın tercihler alnında yazıyorsa; bu telaşın, küsmelerin, çaresiz hissetmelerin, uykusuz geçirdiğin, uçurumun kenarına kadar geldiğin geceler ve üstüne yaşadığın haksızlıkları anlama çabaları... Neden? &&& Belki de soru şu; geçmişe mi gidiyoruz, geleceği mi varıyoruz? Belki de yaşadığımız yarını hatırlamıyoruz! Sonu belli bir filmin başrol oyuncusuysak, karanlık sinema salonlarında neden acı çekiyoruz? &&& Adalet istiyoruz... Haritada yerini bile gösteremeyeceğimiz bir ülkede, çocuklar neden açlıktan ölüyor, anlamak istiyoruz... İsimlerini bilmediğimiz çocuklar ölmek üzereyken, neden akbabalar başlarında bekliyor? Ben bir yansımaysam! Sen de yansımasın... Neden, çocukları kollamaya, kayırmaya gücümüz yetmiyor? Neden, kollarımızı açınca bombalar ve mermiler, insan icadı kötülük namına ne varsa göğsümüzde kaybolmuyor? Adalet istiyorum! Benim özgürlüğümün başladığı yerde, başkaları...

İyiler, kötülerden daha zalim olabilir... Gerekirse!

Resim
Kötüler, sevilir! Korkuturlar çünkü! İnsan garip mahlûk; “seviyorum” der... “Korkuyorum” diyemez... Sever görünür... Kötü ona bulaşmasın diye dostu olur... Hak verir her yaptığına, sırtını sıvazlar gerekirse, alkışlar elleri patlayana kadar... Yeri geldiğinde; menfaatleri adına, kötünün dostluğunu kullanır, korkutur iyileri... Kötüden bin beter olur... Kötü de bilir kötü olduğunu... Gücü tükendiğinde, başına gelecekleri bilir... Sırtlanları bilir... Çakalları, akbabaları bilir... İlk fırsatta parçalanacağını bilir... Keyfini sürmek zorunda olduğunu bilir güçlü olduğu zamanın... Zaman çabuk geçer... Günün birinde kötü, yalnız ölür! Öldürülür, uçurumun kenarına kadar kovaladığı çaresiz bir korkak tarafından... Çaresiz korkak, hayatında ilk defa; diğer korkakların kahramanı olur... &&& Kötünün iyisi olmaz! İnsan, kötü doğmaz! &&& İyiler, kötülerden daha zalim olabilir... Gerekirse! Korkak, yiğit olabilir mecbur edilirse...

Pazar günü

Resim
Yarın pazar...( Cumartesi gecesi yazıyorum )     Eskiden, yani çocukken, nefret ederdim pazar günlerinden... Sıra ile yapılan banyodan, yıkanıp balkona asılan çamaşırlardan, evin içindeki su buharından... Size garip gelebilir, hoş şimdi düşününce bana da tuhaf geldi; pazar günü ile ilgili aklımda kalan başka bir görüntü... “Yok” yazacaktım... Bak varmış; Sabah televizyonda çizgi film olurdu sonra tam on ikide klasik müzik konseri başlardı... İzler miydiniz o konserleri ya? Sabırsızlıkla bekleyeniniz var mıydı? Sıkılır, anlamazdık biz! Kapatırdık televizyonu... Okula gitmeden önce her sabah kahvaltı yaptığımız için pazar kahvaltılarının ayrıcalığı yoktu... Erkenden uyanır, yataktan biraz geç kalkardık hepsi o kadar... Uyanınca evdekilerin uyanmasını beklemek de dayanılmaz olurdu... Şimdi uyandıran olmazsa tüm pazar gününü yatakta geçiririm herhalde! Nereden aklıma geldi pazar günü ile ilgili yazmak ya? Bir günlük aldatılmanın, ağza bir parmak sürmenin, kendini kandırmanın ad...