Tezek Bohtur, kalorisi yoktur, stokumuz çoktur
Doğruyu söylemek gerekirse bir süredir kimseyi ciddiye aldığım yok... Buna sakallı ve uzun saçlılar da, Almanya’da hayat mücadelesi verenler de dâhil! Sever, sayarım o ayrı... Sevip, saymak yerinde ciddiye almak mıdır? Tartışılır... Olmak nedir ya? İçinizde kaç kişi oldum diyebilir? Peki, içinizde kaç kişi “sen oldun” dendiğinde inanabilir? İnanmak istiyorsa ona bir şey diyemem... İnsanların inanmak istedikleri hakkında da ahkâm kesecek değiliz ya! İsteyen, istediğine inanır... Engellenir, eleştirilebilir mi? Bu kimseyi ilgilendirmez... “İlgilendirir” diyenler de beni alakadar etmez! &&& Konuyu; 11.01.2009 tarihinde “Gönüllü yapılan işlerde ego olur mu?” başlıklı yazımda işlemiştim; “Geçen hafta Milliyet gazetesinin Pazar ekinde Filiz Aygündüz’ün Çetin Altan’la yaptığı söyleşi vardı… Sorulardan bir tanesi gerçekten enteresandı! “ Ahmet Hakan ödülünüzü kutladığı yazısında sizi “ köşe yazarı adı verilen tuhaf mahlûkların babası” ilan etti… Bab...