Kayıtlar

turist etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Yol Hikayesi

Resim
Lise yıllarında olduğu gibi şarkı sözlerini ezberlemeye çalışıyorum... Zor iş! Sezen Aksu ’nun son albümüne takıldım bu ara... Çalan şarkı ile beraber söylemek kolay... İnsan onun gibi söylediğini zannediyor ama müziği kapatınca, kendi sesine dikiz aynasında yüzünü buruşturuyor... &&& Cuma günü öğleden sonra hava kapalı, Sezen söylüyor ben gidiyorum... Malkara ’da, ellerinde tuttukları kartonda “ İpsala ” yazan, evleri sırtlarında hallerinden turist olduklarını çıkarttığım arkadaşları görünce sağa çekiyorum... Arkadaşlar derken hepi topu iki kişiler! “Hi” deyip dalıyorlar içeriye... Aslında yoldan pek kimseyi almamaya çalışıyorum... Yazılarımı takip edenler hatırlayacaklar daha önce de aynı yoldan birini arkadaşlık etsin diye almıştım ve adam dilsiz çıkmıştı, yol boyu işaretleşmiştik! Bunlar dilli fakat benim İngilizce, plaj İngilizcesi! Tamam, kabul ediyorum bir lisan bir insan... Bu yaşta İngilizce bilmemenin ezikliğini hissetmem lazım!   Öğreneceğim fakat ne za...

Hansel ve Krater!

Resim
Kendimi bildim bileli kazılıyor bu sokaklar... Oturduğum mahalle Kandahar gibi... Yine bilmem ne boruları ve künkleri döşeniyor... Ayaküstü sohbet ettiğimiz komşulardan birinin demesine göre; bir yıl sürecekmiş çalışma... Ondan sonra yollar asfaltlanacakmış! Bence iş makinelerinin açtıkları koca koca çukurları kapatmasınlar! Ciddi söylüyorum! Hem gözümüz alıştı, hem de sevdik tozu toprağı! Kendimize geldik yahu, eski günlere döndük! Oh be! Budur be! Helal olsun be! Kış aylarında pek bir güzel olacak, bedava çamur banyosu yapacağız, iyi mi? Verilen rahatsızlık, neden geçici olsun ki? Kalıcı olsun! Hatta yerel seçimlere kadar kalıcı olsun! Geçici olursa bugünleri yine ve yeniden unutacağız biz! Çöp konteynırları kaldırılsın! Çöpler de toplanmasın! Elimize geçen öteberiyi çukurlara atalım, rahatlayalım... Hıdrellez gecesi yakar, üzerinden atlarken de dilek tutarız! *** Bak bak bak... Kafa çalışmaya başladığı zaman durdurabilene aşk olsun! Sonbahar gelip de yağmurlar başladığında, çukur...

Çanak Tutmak

Resim
Bacakları tıraş etsem, güllü dallı bir entari giyip, suratımı resim defterine çevirip makyajın en çetrefillisini yapsam, 42 numara topuklu ayakkabı bulsam en kırmızısından, sarı peruk uydurup atsam kendimi Sultanahmet’e... Banklardan birine oturup, en seksi halimle sigara yaksam... Gelen geçen adamlara diksem gözümü, arada bir iki frikik versem... Kesiştiklerim de asılsa bana... Yaşadıklarımı gazetede yazsam sonra... Ne oldu şimdi ben büyük gazeteci mi oldum? Bu işler bu kadar kolay mı yahu? &&& “Çanak tutmak” diye bir deyim var... İstenmeyen bir durumu hissettirmeden desteklemek manası taşır yerinde... &&& Ayşe Arman olsa, bir saatte sadece üç erkekten teklif aldı diye hayıflanırdı! Bir saatte kaç kişi geçer ki Sultanahmet’ten? Bilseydik yüzdesini hesaplayabilirdik! Yetmiş milyonda üç yüzünden yapılan genellemeler kaşındırdı beni! Neden bir Türk turist kılığına girer ki? Neyi, kime ispat etmek ister? Ayşe Arman’dan s...