Kayıtlar

Ara Güler etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Eylüle Veda

Resim
Siyah paltomu, botlarımı giyip çıktım evden. Nasıl soğuk! Kış gibi, yağmura aldırmadan, su birikintilerine basmadan, kenardan, saçak altlarından, ellerim ceplerimde yürümeye başlıyorum. Eylülün son günü bugün, sahile inip iki tek atmak niyetindeyim. Soran olursa eylülle vedalaşıyorum diyeceğim. Küçük meyhanelerin, çorbacıların, köftecilerin omuz omuza verdiği Arnavut kaldırımı sokaklardan deniz kenarına iniyorum. Balık ekmeğe, uskumruya, palamuta kesmiş, yan yana rengârenk sandallar sıralanmış duman dumana ortalık. Koku gözümü döndürüyor, yarım ekmeğin arasına kıyılmış soğanlarla sıkıştırılmış uskumruya girişiyorum. Sarışın, yeşil derin gözlü, sakallı balıkçıya soruyorum sonra -       İthal mi uskumru? -       Yerli arkadaşım, bu sene bol mübarek. -       Turşu suyunu sen mi yapıyorsun? -       Benim ortanca kız yapar . İstememi beklemeden elindeki kepçeyi, turşu k...

Bir fotoğraf hikâyesi

Resim
Bazen boş zamanlarda Ara Güler fotoğraflarına bakıyorum... Dinlendiriyor... Yıllar önce siyah beyaz fotoğraf karelerine konuk olmuş insanların hikâyelerini merak ediyorum... Kimdir? Necidir? Yaşıyor mu? Yaşıyorsa fotoğrafının çekildiği o anı anımsıyor mu? *** Trakya köylerinden birinde köfte yiyorum... Duvarda siyah beyaz bir kartpostal var... Fotoğraf, yaz aylarında çekilmiş... Tıka basa saman yüklü bir at arabası... Saman tepesinin üzerine oturmuş, elinde tuttuğu dizginlerle, gömlek düğmeleri göbeğine kadar açık, Sadri Alışık bıyıklı, objektife gülmüş gençten de bir adam! Bir yaşlı köfteciye bakıyorum, bir kartpostaldaki genç adama... Sanki o! Baba sinirli birine de benziyor... Cesaret edip “fotoğraftaki sen misin” diye soramıyorum... Bir süre sonra merak korkuyu yeniyor... — Ya baba kusura bakmazsan bir şey soracağım... — Buyur... — Bu fotoğraftaki adam sana çok benziyor... Beklenmedik bir şekilde, dişsiz ağzını büzüştürerek gülüyor ihtiyar... — Benim o kardeşim! — Nasıl sensin? —...