10 Mayıs 2013 Cuma

Manca


Canım Manca çekiyor…
Bizim Rumeli göçmenleri pek bir güzel yapar mancayı, Papaz Mancası denir, Bağ mancası denir, neden bilmem Köpoğlu salatası da denir.
Patlıcanı seçerken dikkat etmek lazım öyle her patlıcandan olmaz, sert patlıcandan hiç olmaz.
Alt kattaki komşu Belediye Türk Sanat Musikisi korosunda arada konserleri de oluyormuş, asansörde tesadüf ettiğimizde çağırıyor. Şimdiye kadar hiç gittiğim olmadı. Geceleri, şu an olduğu gibi; canlı dinlemeyi tercih ediyorum!  Efendim bu gecenin açılış şarkısı Münir Nurettin Selçuk’un; “ beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın” adlı çalışması… Yarın işe gideceğiz, saat gece yarısını çoktan geçti, el âlemin mabadında pireler uçuşuyor şu fakir de iki satır yazacak ama olsun be… Olsun!
Sert patlıcan çekirdekli olur, yenmez… Yumuşağı, topan olanı, sapı yeşil olanı, bostan patlıcanı makbul.
Şu caaanım bahar aylarında; göl kenarında tüküreninden püfür püfür bir salkım söğüt ağacının altına oturacaksın, yerler yemyeşil, papatyalar, gelincikler, karşı tarlada eğilmiş solucan arayan leylekler… Kırmızı mantarlı oltan gölde olacak!
Önce çıraları yakacaksın, çam sakızı kokusu karışacak havaya, kokuyu şöyle ciğerlerine kadar çekeceksin, atacaksın kömürü, gözler kırmızı mantarda başlayacaksın yellemeye… Çıtır çıtır, kömür ateşe teslim edecek kendini, siyah kızıla dönecek…
Soğanla ızgarayı temizleyecek ardından bostan patlıcanlarını ve etli, yağlı kırmızıbiberleri başlayacaksın közlemeye…
Onlar közlenirken gözler kırmızı mantarda sarımsakları havanda döveceksin…
Soy közlenen patlıcan ile biberlerin kabuğunu, ince ince kıy ağbi…
Manca leğende yapılır!
Dök leğene malzemeyi, ver maydanozu, ver dereotunu… Kabuklarını soyduğun domatesleri boca et…
Ekle dövülmüş sarımsağı…
Yazarken ağzımın suyu aktı, sarımsak kokusu geldi burnuma!
Sızma zeytinyağını acele etmeden mübareğin üzerinde sanatçı edası ile gezdir…
Dök sirkeyi… Tuz.
Azıcık nefeslen, eserine bir bak, kokla, mutlu ol!
Kaşıkla maşıkla karıştırılmaz manca iki elle giriş, şöyle altta kalan patlıcanları kırmızıbiberleri üste çıkar, yedir zeytinyağını, sirkeyi…
Bekle, yeme!
Leğenin üzerini gazete kâğıdıyla ört böcek möcek girmesin içine…
Malzeme dinlesin, sen git bak bakalım balıklar yemi yemiş mi?
Çıkar yağlı kâğıtta sakladığın koyun peynirini… Kokla!
Fırından aldığın ekmeğini içini kopar, mancanın suyuna bastır…
Aç otuz beşlik ayranı!
Götür…



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder