7 Ağustos 2011 Pazar

Tuhaf


Tuhaf, sessiz bir gece... Saat gece yarısını çoktan geçti ve biraz sonra kim olduğunu bilmediğim ve günün birinde karşılaşsak bile çıkaramayacağım davulcu geçecek ve görev icabı insanları sahura kaldıracak...
Meraktan mı, alışkanlıktan mı belki de sebepsiz balkona çıkıp, birer birer ışıkları yanan evlere bakacağım...
Yarın pazar, belki gün ışıyıncaya kadar oturacağım!

&&&

Geçtiğimiz günlerde Sabahattin Ali’nin; “Kuyucaklı Yusuf” adlı kitabını okumuştum, bu tuhaf gecede de Kürk Mantolu Madonna’yı bitirdim...
Son sayfayı kapattıktan sonra öylece kaldım!
İnternetten Sabahattin Ali’nin kısacık hayatını bulup okudum ve gördüm ki;
Kuyucaklı Yusuf’ta da, Raif efendi de kendinden bir şeyler var...
Yusuf gibi Edremit’te yaşamış...
Raif Efendi gibi Almanya’da kalmış...
Kürk Mantolu Madonna’daki gibi bir aşk yaşadı mı bilinmez ama Yusuf’un başına gelenleri, Raif efendi’nin hissettiklerini, çelişkilerini ve umutsuzluğunu inanılmaz anlatmış...
Gözlem yeteneğine, hissiyatına ve de görüp, hissetlerini kâğıda dökmekte ki ustalığına şapka çıkartmamak mümkün değil!

&&&

Yaşadığımız bugünler de Sabahattin Ali’nin kitaplarına tesadüf etmem ne garip!
Oysa bütün eserleri Bulgaristan’daki tüm okullarda 1950’li yıllardan beri okutuluyormuş!

&&&

Davulcu geçiyor, insanları uyanıyor ve ben ışıkları yanan evlere bakmak için balkona çıkıyorum...




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder