13 Temmuz 2012 Cuma

Özlemediniz mi


Şey oluyor, mecburiyetten ilk defa karşılaştığın insanlarla bir masanın etrafına oturuyorsun, her yeni gelen önce elini uzatıyor sonra yüksek sesle adını söylüyor, sen de söylüyorsun...
Bir iki dakika sessizlik...
Yapılan iş, memleket, ortak tanıdık var mı deşmeleri... Hobiler, geçmiş tatil muhabbetleri, bir şekilde gezilen ülkeler,  kadınlar, yabancı kadınlar, bu konuda tecrübeliyim edaları, sanki neredeyse dünyanın bütün kadınları ile yatmış sırıtışları...
Ortam alkollüyse ki benim en son çökmek zorunda kaldığım masa öyleydi...
Felsefe!
Öğütler...
Başarı hikâyeleri...
Hak etmediğim yerdeyim, çünkü kimseye takla atmıyorum, tavırları...
Tekrar başarı hikâyeleri...
“Aslında ben” söylemleri...
Kültürel birikimlerin anlatılışı...
Kişinin sürüden biri olmadığına etraftakileri inandırma çabaları...
Şirinlikler, cevabı abuk sorular, komik olduğu düşünülen espriler...
Etrafım geniştir, beni herkes tanır bacak bacak üstüne atışları...
Şişede durduğu gibi durmuyor tabi;
Memati bakışları, ağır ağbi raconları...
En iyisi benim çırpınışları...
Argo olacak ama “ Gider” namına ne varsa işte!

&&&

Kitabını basmak üzere olan bir arkadaşım yazdıklarını okumamı rica etti...
Sanki onlarca kitap imzalamış gibi yorum yaptım.
Cevap olarak şöyle yazmış;
Kullanılan dil rahatsız edici derecede kibar olmamıştır umarım. Sonuçta ikinci bölümden itibaren 1953'lerde geçiyor olay. İnsanlar fazla ince bulup okumaktan vazgeçerler diye korkuyorum. Malum şimdilerde böyle bir Türkçe ve böyle iltifatlar yok
Günümüz insanı kendini ön plana çıkartmaya çalışırken iltifat etmeyi unuttu tabi!
Aynalar kişileri olduğundan daha büyük gösterir oldu...
Kibarlık hak getire!
Özlemediniz mi alttan alanları, empati yapanları, karıncayı incitmekten korkanları, beyleri, hanımefendileri, naifleri, kırılanları...
Saygının ne demek olduğunu bilenleri?
Kendi gibi olanları?  
Perde arkasında kalmayı sevenleri?
Hiçleri?
Okyanusken, bir bardağın içinde mutlu olanları?
Halinden şikâyet etmeyenleri...(!)
Yaşadıklarının bir sebebi olduğunun farkında olanları ve elindekilerin kıymetini bilenleri?



1 yorum:

  1. İnsanı yalnızlaştırıyor artık bu insanlar. Özlemek büyük bir cümleye dönüşüyor artık. Yalnızlığın getirdiği kişilik berelenmeleri yaşıyorsunuz sonra. Ancak yapacak bir şey yok. Ya onlar gibi olursunuz ya da onlarsız yalnız bir yaşam sürersiniz. Sizi teskin edecek tek kelimem yok.Üzgünüm.KUZEY

    YanıtlaSil