28 Mayıs 2012 Pazartesi

Madeni para bozuk insan

Cebimde getirdiğim madeni paraları tezgâhın üzerine bırakınca yüzünü buruşturdu; “ bunlar da nereden çıktı” der gibi baktı... Anlamazdan geldim, iki bira istedim...


“ Sadece iki tane mi?”

“ Evet!”

“ Hayırdır?”

Ayaküstü uyduruverdim;

“ Sıkışığım bugünlerde... Evin kirasını da ödeyemedik!”

“ Ev senin değil mi yahu?”

Bana sürekli “siz” diye hitap ederdi! Para yok deyince “sen” oldum...

“ Sattım evi!”

“ Kaça verdin?”

“ Boş ver şimdi...”

“Haberimiz olsaydı...”

Haberi olsaydı evi ucuza kapatmanın yollarını arayacaktı besbelli...

“ Evde başka bozukluklar da var... Getirsem sorun olur mu?”

“ Getir, bakarız!”

Neyine bakacaksa...

Ya, borç para isteseydim?

Ya, yaz biraları deseydim?



&&&



Arada umutlanıp pembe ile kırmızı arası düşlere dalıyorum... “ insanlar düzeliyor” diye geçiriyorum içimden, “iyiye gidiyoruz” martavalları anlatıyorum kendime...

Olmadık zamanlarda bir avuç madeni para, ayaklarımın suya değmesini sağlıyor...

İyi oluyor!

Ye kürküm ye...Zaman senin zamanın!



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder