9 Kasım 2011 Çarşamba

İnsan olmak biraz da unutmak demektir!


İnsan olmak, biraz da unutmak demektir... “ Seni hiç unutmayacağım” diye ayrılırsınız... Unutursunuz!
Unutulursunuz da!
Filmlerdeki gibi; vagonun penceresinden belinize kadar sarkar, yanaklarınız ıslak, ruhunuz nemli, takatiniz bitene kadar el sallarsınız...
Yerinize oturduğunuzda şaşkın gözlerle size bakan kasketli adama açıklama yapmak zorunda hissedersiniz; “ ilk defa ayrılıyoruz da”
Ayrılmanız, siz ve kalan... Adamın ve dünyadaki başka hiç kimsenin umurunda değildir oysa!
Ya olan biteni abartılı bulmuştur, ya öylesine gözlerini size dikmiştir... Olsa olsa sizin o an yaşadıklarınızı... Filmi sizden önce görmüştür anlayacağınız... Belki de o yüzden saklanmıştır siperliği uzun kasketin altına...
Bilinmez...

Bazen; hiç ummadığınız bir zamanda ve öylesine bir günde, otobüsün ardından su döken siz olursunuz...
Gidenin, günün birinde döneceğini umut edersiniz...
Eve döndüğünüzde umudunuzu yüklüğe saklar, çok geçmeden unutur, hayatınıza devam edersiniz...
Ta ki günün birinde, yüklüğe sakladığınız ve unuttuğunuz umudunuzu gençliğinizi ararken tesadüfen bulana kadar...
O garip duyguyla, elleriniz ceplerinizde, mahallenin dar sokaklarında ayaklarınızı sürterken, bir de bakarsınız; ardından su döktüğünüz, yüzü unutmuşsunuz!

Okulun son gününü anımsayın...
Yıllarca çalıştığınız iş yerinden ayrıldığınız günü... O çakma seremoniyi!
Mahalle arkadaşlarınızı...

Merdivenin kaçıncı basamağında olduğunuzu, hadi; malı mülkü, kim olduğunuzu, banka hesabınızı ve hayatın size taktığı sıfatları unutup! Sanki biri seslenmiş gibi; kafanızı arkaya çevirin bakalım...

İnsan olmak; biraz da unutmak demektir!

İnsanları unutmak bir şey değil de!
Emeği unutmak?
Özveriyi, sevgiyi, aşkı, umudu unutmak?

İnsan olmak; neden bilmem!  Biraz da vefasız olmak demektir!





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder