29 Kasım 2011 Salı

Harry Potter kafayı çekince...


Pazar günleri öğleden sonraları Orion’daki berbere gidip, sakal tıraşı oluyor ardından D&R’a uğruyor,  bir kahve içip eve dönüyorum...
Demet Altınyeleklioğlu’nun kitaplarına sardım bu ara...
Moskof Cariye Hürrem, Cariyenin Kızı Mihrimah derken, Cariyenin Gelini Nurbanu’yu aldım bugün...
Aslına bakarsanız Mihrimah Sultan’la ilgili anlatmak istediğim çok şey var...
Kitabım koltuğumun altında, yürüyen merdivenlerden aşağıya iniyor kafeteryanın boş masalarından birini işgal edip, siparişimi veriyorum...
Kalabalık...
Kızlı, erkekli gurupların anlatacak ne çok şeyi var!
Masada kaç kişi varsa hepsi aynı anda konuşuyor,  nasıl oluyorsa aynı anda da gülüyor...
Uğultu, ben yaşlarda bir adamın katlanabileceği seviyenin çok üzerinde... Kahvem geliyor, biran önce içeyim kapağı eve atayım düşüncesindeyken...
Kapı açılıyor Harry Potter benzeri, zayıf, kıyafetlerinden; halleri vakitlerinin yerinde olduğu sonucuna vardığım bir çocuk giriyor içeriye...
Yavru sarhoş!
Ama ne sarhoş!
Şöyle diyeyim; yıllardır meyhanelere girer çıkarım böylesine uzun zamandır tesadüf etmiyorum...
Yürümüyor, aynı yaşlardaki, kirpi saçlı arkadaşının kolunda, dümeni bozuk kayık misali sürükleniyor...
Yanımdaki masaya yerleşmek üzereyken, kafeterya çalışanları çocuğu haklı olarak dışarıya çıkarmak istiyor...
Bir sarhoş sever olarak olaya müdahale ediyor, bebelere iki sade kahve ısmarlıyor, karşılığında Potter tarafından yanaklarımdan öpülüyorum!
“ Ağbiijjim benim...”
Salya, sümük ıııy!
Neden bilmem böyle zamanlarda garip bir sahiplenme dürtüsü sarıyor beni...
Sahi bir de endişeleniyorum!
Eve nasıl gidecek?
Ya başına bir şey gelirse?
Bir taraftan hikâyeyi merak ediyorum...
Potter körkandil ama kirpi saçlı konuşabilecek durumda...
“ Ne içtiniz ulan siz?”
“ Votka ağbi...”
“ Ne kadar içtiniz?”
“ Meyve suyu aldık... Bize gittik... Kocaman bir şişeyi...”
“ İkiniz?”
“ Ben iki bardak içtim”
“ Kalanını Harry mi içti?”
“ O kim ağbi?”
“ Bu işte...”
“ Salonun ortasına kustu ağbi... Ne diyeceğim ben şimdi annemlere?”
“ Neden içtiniz peki?”
“ Bizim sınıfta bir kız var, bunun sevgilisiydi...”
“ Eee?”
“ Başka biri ile çıkmaya başlamış!”

&&&

Hikâye bildik olunca sarmıyor tabii...
Çocukları evlerine bırakma düşüncemden cayıyor, hesabı ödeyip kalkıyorum...

&&&

Bu filmin sonu nedense hep aynı... Yaşı kaç olursa olsun, adam yavuklusu tarafından terk edilirse becerebildiği kadar içiyor...
İş biraz ciddiye binmeye başladığı zaman ‘ ben sana layık değilim’ deyip arkasına bakmadan kaçıyor!
Kadınlar ne yapsın birader?









Hiç yorum yok:

Yorum Gönder