13 Eylül 2011 Salı

Sosyal paylaşım sitelerinin iyi tarafı


İnsanların pohpohlanmaya ihtiyacı var... Yaşı başı yok bu işin...
En ummadığımız adamlar bile dinleyici bulduğunda veya birilerinin gözüne kaçma çabasına girdiğinde kahramanlık hikâyelerini anlatmaya başlıyor, sorulmamışken ve merak edilmiyorken...
Kimi; uçan kuşun kanadına zeval gelmesin mantığıyla dinleniyor, kimine; eylül ayında kanadı kırılmış, göçemeyecek leylek muamelesi çekiliyor! 
Çeşitli amaçlarla kullananlar, kötü emellerine alet edenler olsa da...
Sosyal paylaşım sitelerinin iyi tarafı; insanların içinde kalan ukdeleri gün ışığına çıkarması belki de!
Öğrencilik yıllarında endüstri meslek lisesi bitirip, tercihlerinin yarısını basın yayın yapıp, mabat açıkta kalınca, kapağı yüksek okula can havliyle atan ben örneğin...
Yerel bir gazetede hayrına köşe de yazınca, yazarmış gibi takılabiliyorum mesela...
Hem de yıllardır!
Kimi; karaladığı dörtlüklere rubai diyor, kazara ; “ eline sağlık” denince de Ömer Hayyam havasına bürünüyor...
Kimi; paraya kıyıp aldığı son model fotoğraf makinesinin hatırına, çektiği fotoğrafları yükleyip, paylaşınca; bir iki kadeh parlattığı gecelerde atarken, ya Erol Atar oluyor veya Ara Güler’in abartıldığını savunuyor...
Kimi yönetmen...
Kimi manken...
Kimi sanatçı...
Kimi odun olduğu kadar ince ruhlu!
Şarkı söylerken kendini videoya çeken, yarı çıplak fotoğraflarını yayanlar var, acaba neden?

&&&

Neyse...
Nedenlere takıldığım zaman, kalemi elimden atmayı öğrendim...










Hiç yorum yok:

Yorum Gönder