27 Eylül 2011 Salı

Bakalım 2012 aradığımızı beklemekle mi? Beklediğimizi aramakla mı geçecek?


Müşterideyim, telefonla konuşmasının bitmesini bekliyorum, görüşme uzuyor, hararetleniyor fakat nihayetlenmiyor... Sıkılıyorum, dışarıdayım dercesine bir el hareketi yapıp, kapının önüne çıkıyorum...
Hava kapalı...
İşçiler öğle paydosunda, yemekler yenmiş, yaşının diğerlerinden küçük olduğunu tahmin ettiğim delikanlı, çay servisi yapıyor, tam paletlerin üzerine oturacakken beni görüyor...
“ Ağbi çay içer misin?”
“ İçerim...”
Çok geçmeden, sıcak plastik bardağı elime tutuşturuyor...

&&&

Çay bitince ofise dönüyorum, müşterinin koltuğu boş... Beklerken, vakit geçirmek için sağı solu aranırken, masanın üzerindeki dergi dikkatimi çekiyor; ‘Semerkand-Aylık Tasavvufi Dergi
Ahmet Alemdar’ın kaleme aldığı; ‘Anlam Arayışında İnsan’ başlıklı yazıyı okumaya başlıyorum...

&&&

Tuğla kalınlığında, koltuğumun altından eksik etmediğim bir... ‘Ajanda’ diyeceğim değil!
Mavi kaplı, kareli bir defterim var...
Senede bir defa değiştiriyor, her yılın ilk günü de, beğendiğim, hiç aklımda yokken, tesadüfen okuduğum da beni motive edecek bir cümleyi ilk sayfasına yazıyorum...
2011 yılının mavi kaplı defterinde şöyle yazıyor; “ İnanç görünmeyene inanmaktır, görünmeyene inanırsanız, başkalarının göremediklerini görürsünüz
Kimin, nerede ve ne zaman söylediğini bilmiyorum...
Bu yılın geride kalan dokuz ayını, görünmeyene inanarak ve başkalarının göremediklerini görmeye çalışarak geçirdim velhasıl...
Başarılı oldum mu?
Hedefi koyan bensem, değerlendirmeyi yapmak da bana kalıyor mecburen...
Soruya; ‘kısmen’ cevabını verip, konuyu kapatayım!
Bu soruların arkası kesilmez çünkü!
Hangi görünmeyene inandın?
Başkalarının göremediği ne gördün?

&&&

Önümüzdeki yılın mavi kaplı defterinin ilk sayfasına yazılmaya aday cümleyi, bu yılın mavi kaplı defterine, beklerken karaladım...
Ahmet Alemdar’ın yazısından;
Kısacası, insan bir anlam arayışından ibaret... Hem arıyor hem de aranıyor olsa gerek. Nereden geldiği sorusunun cevabıyla nereye gidiyor olduğu sorusunun cevabı aynı. Öyleyse sürekli kıvrılarak genişleyen bir döngünün merkezindeyiz. Belki hayatımızın bir yüzü, ‘arayış’ ise, diğer yüzü de ‘bekleyiş!’ Aradığımızı bekliyoruz belki de!

&&&

Bakalım 2012 aradığımızı beklemekle mi? Beklediğimizi aramakla mı geçecek?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder