30 Haziran 2011 Perşembe

Hayat, insanda alacak bırakmaz!

Doksanlı yılların ortaları, çorba parasına motosikletle Işık’ın telaffuzu ile gogoz sattığım günler...

Aydın Doğar büfe çalıştırıyor o zaman, ben müşteri ziyareti yapıyorum...( Laf aramızda ne güzel günlerdi)

Bir yaz günü Aydın ağabeyden sipariş alırken, televizyonun altında; çerçeveletilmiş, beyaz kâğıda mavi mürekkeple yazılmış bir şiir ilişti gözüme, şiiri şu an tam olarak anımsamıyorum ama son iki dizesini hiç unutmadım;
İnsanın insanda alacağı kalır ama
Hayat, insanda alacak bırakmaz!
Şiir kimindi, çerçeveletip duvara asılmasının sebebi neydi bilmiyorum ama ben mesajı aldım...
O günden şu ana, ne zaman haksızlığa uğramış birinin hikâyesini dinlesem, hikâyeye şahit olsam ve birini yaptıkları ve yapacaklarından dolayı Allah’a havale etsem, bulunduğum ortam neresi olursa olsun dillendirdim;

İnsanın insanda alacağı kalır ama
Hayat, insanda alacak bırakmaz!
Hesap, zamanı geldiğinde kapanır, eden bulur... Belki siz duymazsınız, belki siz görmezsiniz!
&&&
Bugün elime aldığım tüm gazetelerin manşetlerinde...
İsmini zikretmek istemediğim, hali vakti yerinde, tanınmış bir adamın, kanser olan eşinden ayrıldıktan çok kısa bir süre sonra...
Yine tanınmış, adama göre daha genç bir bayanla evleneceği haberini okudum...
Aslında hiç takılmam bu tür haberlere, oralı da olmam, okur “ insan değiller mi, normaldir” der unuturum...
Bu defa öyle olmadı...
Aydın Ağabeyin büfesinin duvarını süsleyen o şiirin son iki dizesi düştü aklıma;

İnsanın insanda alacağı kalır ama
Hayat, insanda alacak bırakmaz!




2 yorum:

  1. Üstadım söz çok doğru aslında ama ben işin bu görememe kısmını sevmiyorum. Hakkımı yemiş olan bir sürü adam var bildiğim ve onları hesabı öderken görememek hiç hoşuma gitmiyor. Hayatla onun problemi ayrı, benim problemim ayrı. Sağlıcakla kal...

    YanıtlaSil
  2. Duyup, şahit olmasam da, hesabın bir şekilde kapanacağını bilmek bana yetiyor... Hem, belki şahit olacaklarımızı midemiz kaldırmaz! Ne dersin?

    YanıtlaSil