21 Haziran 2011 Salı

Elmayı seviyorsam, elma da beni sevsin be...

Çevreniz var mı?


Geniş mi?

Kusura bakmayın ama cevabınız evetse gıyabınıza karşı el hareketi yaptım ona göre!

Üstelik şaklattım...

Yaş ilerliyor ama şaklama hep aynı, helal olsun!



&&&



Kendi adıma; çevrenin hikâye olduğunu anlayalı çok oldu...

Ne zaman çaktım?

İnişlerde...

Şimdiye kadar anlayamadıysanız inişe geçtiğiniz bir gün emin olun siz de farkına varırsınız durumun...

Emareleri olur...

Ararsınız, telefonu meşgule alırlar...

Ararsınız “ bir toplantıdayım dönerim ben sana” derler...

Ararsınız lütfen konuşurlar...

Ararsınız, aramazlar...

O anlarda en çok kendine kızıyor insan...

Tövbe! Kendi kafasına sövüyor...



&&&



“ Yani sen elmayı seviyorsun diye, elmanın da seni sevmesi şart mı?”

Büyük Üstat kusura kalma ama şart be!

Belki sen insanlar yeri geldiğinde kendini avutsun, kulp olsun, dal yerine geçsin diye öyle yazdın da...

Elmayı seviyorsam, elma da beni sevsin be...

Portakalı seviyorsam, portakal da beni sevsin...

Kavunu, rakıyı, beyaz peyniri seviyorsam... Onlar da beni sevsin...

Karşılıklı olsun üstat her şey...

Ne var ya?

Bizi seveni, bizi sevdiği için sevmek zorunda kalmayalım ya!

Sevdiğimiz de bizi sevsin, kafamıza sövmeyelim ya!

4 yorum:

  1. Öyle... ne kaaa ekmek o kaaa köfte... öğrendim ama, uzun zaman aldı... öğrenirken de çok canım yandı.

    YanıtlaSil
  2. Keşke öğrenmenin daha ağrısız, sızısız yolları olsa... :)

    YanıtlaSil
  3. 1-Aziz Nesin'in naa alırsınız cenneti diye bir hikayesi vardı :))) .

    2-Beklentin varsa, yüksek olmasa bile...murphy yasaları sonsuza kadar doğrudur.
    "Bir yüzüne yağ sürülmüş ekmeğin, yağlı yüzünün,halıya düşmesi olasılığı,Halının yeniliğiyle doğru orantılıdır."

    3-Geniş çevre şöyle dursun: Eş-dost-akraba'ya gidin önce.....her zaman 'alırsınız cenneti....' [şaklama sesinini duydunuz mu?]

    Bitiş: hayatta en çok babamı sevdim diye bir şiir vardı can yücelin...ben de hayatta en çok babamı sevdim...AMA...

    YanıtlaSil