24 Kasım 2009 Salı

Sırf dürü olsun diye hediye alınır mı yahu?

 Arkadaşın eşi öğretmen, sabahın köründe buluştuk, Çorlu kazan biz kepçe...


Hediye arıyoruz.

Arada sıkıştırıyor “ ne alayım” diye beni yokluyor...

“ Anlamam bu işlerden” diyorum, sıyrılıyorum.

Başıma gelecekleri bilmesem “ al bir buket çiçek” diyeceğim...

Yenge çiçeklere burun kıvıracak, bizimki dakikada kardeşinizi satacak;

“ Aşkım tam ben sana tek taş pırlanta alıyordum!”

“Ali dedi ki; bayram öncesi bu kadar masrafa ne gerek var, al bir demet çiçek götür!”

Yenge senin de “Ali’yi dinleyeceğin mi tuttu?” Diye sorsa! Sormaz...

Cep telefonlarına baktık, parfümlere göz gezdirdik, ayakkabı, çanta...

En son dijital bir çerçevede karar kıldık... Pardon kıldı!

Aldı adam.

Sırf dürü olsun diye hediye alınır mı yahu?



&&&



Geçenlerde parmağımdaki yüzükle oynuyorum içindeki tarihe bakacağım tuttu...21.Kasım... Anaaa bugün... Gelenek, göreneklerimiz arasında nişan yıldönümü kutlamak olmadığı için, incelik yaptım en büyüğünden Nutella kavanozunu sıkıştırdım koltuğumun altına, çocuklar sağ olsun süslediler de kâseyi, fiyonk bile attılar...

Evde bir makbule geçti!

Hala kaşıklıyoruz...

Hediye dediğin ağzı tatlandırmayacaksa ne işe yarayacak?



&&&



Bir sevgililer gününde paraya kıydım kemancı tuttum, adam masamıza gelecek, biz bir taraftan drinklerimizi içeceğiz, mum ışığı olacak, beyaz önlüklü garsonlar gelip gidecek...

En çetrefillisinden hediye de aldım...

Hava kararmak üzereyken kemancı telefon etti; motordan düşmüş bacağını kırmış fakirim...

Parayı da peşin vermiştim... Geri de alamadım!

Lokantadan yer de ayırmayınca, sokmadılar bizi içeriye...

Parkta bira içtik...

Kız beni şutladı sonra...

İyi ki hediyeyi vermemişim!





&&&



Hediyenin büyüğü küçüğü olmaz denir ama onu gel sen benim külahıma anlat!







Hiç yorum yok:

Yorum Gönder