19 Kasım 2009 Perşembe

Ali topu... Atmamıştım!


Hafta içi halı saha maçı yapıyoruz...


Göbekli olduğum için beni göbekte oynatıyorlar!

Aynı şirkette çalışanlar, bir takım kurup sahada ter dökmeye başlayınca, diyaloglar komik oluyor biraz, hele bir de hiyerarşi varsa!



&&&



Askerim, gazinoda oturuyorum... Televizyonda şarkı, türkü izliyoruz...

Ercan Üsteğmen’in postası kan, ter içinde geldi.

“ Ali seni komutan çağırıyor.”

“ Neden?”

“ Bilmiyorum ağabey, “çağır gelsin” dedi... Ben de geldim”

“ Çayım bitsin geliyorum.”

Gitti çocuk...

Çayım bitti bir çay daha söyledim... Posta tekrar geldi...

“ Ali gelsene, kızdıracaksın melek gibi adamı...”

“ Yahu Ercan Üsteğmen benim Bölük Komutanım değil, ne işi var benle, hem görevden yeni geldik... Çay bile içemeyecek miyiz yahu... Geliyorum birazdan idare et, “bulamadım” de, hadi çömezim, hadi kardeşim.”

Çocuk tekrar gitti...

Çok geçmeden yine geldi.

“ Ali gelmezsen o geliyormuş!”

Çayı yarım bıraktım fırladım...

Odasının kapısında Ercan Üsteğmen... Boyu taş çatlasa bir yetmiş, ben bir seksen birim... İnadına yukarıdan baktım adama... Kaşındım demek!

Yanına varınca, hazır ola geçip tekmil verdim...

“ Ali timini al tuvaletleri temizle!”

“ Komutanım tuvaletler bizim mıntıka bölgemiz değil. Hem görevden yeni geldik bir haftadır uykusuzuz...”

“ Ben de biliyorum oğlum uykusuz olduğunuzu, tuvaletlerin temizlenmesi gerekiyor...”

“ Temizleyemeyiz komutanım!”

Ben çavuşum he, Üsteğmene söylediklerime bak!

“ Çileden çıkartma oğlum adamı!”

“ Komutanım ben buraya gönüllü geldim, tuvalet temizlemeye gelmedim...”

Belki daha konuşacaktım ama cümle kurmaya fırsat kalmadı...

Destekliyi yedim...

Üsteğmen ellerime bakıyor, ben esas duruşumu hiç bozmuyorum... Aklımdan neler geçiyor kim bilir?

“ Tuvaletleri yalnız sen temizleyeceksin!”

“ Emredersiniz komutanım!”



&&&



Konyalı İmam bir depocumuz vardı, kulakları çınlasın, adını hatırlayamadım yazıyı tesadüf eder de okursa kusuruma bakmasın.

Onu buldum, depoda çamaşır suyu, tuz ruhu olup olmadığını sordum... Bir taraftan ağlıyorum... Çocuk alt devre, ne olduğunu da soramıyor... Açtık depoyu ne çamaşır suyu var ne de tuz ruhu...

Tellerden atlayıp karşı bakkaldan ne kadar temizlik malzemesi varsa hepsini aldım...

Giriştim tuvaletlere...

Sonra Enver geldi bizim timden, Abdulkadir, Hasan, Necmettin derken... Hepsi.

Tarihi bir temizlik yaptık, pisuvara bak saçlarını tara...

İş bitince, Ercan Üsteğmen’in odasına gidip tekrar tekmil verdim... Geldi gördü, teşekkür etti...



&&&



Aradan on beş gün, bilemedin bir ay geçti, görev dönüşü gazinodayım...

Posta yine geldi.

“ Ali seni Ercan Üsteğmen çağırıyor...”

İstemeyerek kalktım iskemleden, peşi sıra gittim, istersen gitme!

Odasında, masasında oturuyor... İçeri girince tekmil verdim...

“ Kapat kapıyı” dedi. Kapattım...

“Otur”

“ Ben böyle iyiyim komutanım.”

“ Otursana kardeşim!”

“ Emredersiniz” deyip oturdum...

“ Çay içer misin?”

Haydaaa...

“ İçmem komutanım”

Bir düğmeye bastı, posta kapıda bitti, çok geçmeden iki bardak çay geldi...

“ Sivilde ne iş yapıyordun sen?”

“ Radyocuydum komutanım.”

“ Tamir mi yapıyordun?”

“ Yok, komutanım radyo programı yapıyordum.”

“ Spiker miydin yani?”

“ Sayılır komutanım, günde üç saat program yapıyordum.”

“ Futbol da oynuyormuşsun sen?”

“ Oynuyordum komutanım...”

“ Polislerle maç yapıyoruz halı sahada oynar mısın bizim takımda?”

Askerlik yapanlar bilirler soru tilkiye tavuk yer misin ayarında bir soru...

“ Oynarım komutanım”

“ Yalnız asker oynatmamızı istemiyorlar sorarlarsa rütbelisin!”

“ Emredersiniz komutanım.”



&&&



Durumumu gözünüzün önüne getirin... Sahada yedi kişi var, biri benim, diğer altısı komutan...

Polisler uyanık tabi, beni ilk defa görünce başladılar çapraz sorguya...

“Nerelisin, nerde kalıyorsun?”

Yazıyorum ; “ Tayinim yeni çıktı, lojmanlara yerleştim ...”

Göbekte oynuyorum, komutanların hepsi “topu bana at” diyor... Birine atıyorum diğeri kızıyor...

Türkçede daha kolay bir cümle var mı Allah aşkına?

“ Ali topu at”

Ercan Üsteğmen’e mahsus atmıyorum, çileden çıkıyor... Sonunda dayanamıyor sahanın içinde beni kovalamaya başlıyor...



&&&



Sonra?

Sonra askerlik bitti tabi.

Senelerden 2000...

Bir gün ofiste gazete okuyorum...

Şehit haberleri var... Fotoğrafı görünce, o gün geliyor aklıma ağlamaya başlıyorum...

Velhasıl önce yüzbaşı, sonra şehit olmuş bizim Ercan Üsteğmen...

Şimdi; orman...

Nur içinde yatsın...



&&&

Ne diyordum?

Aynı şirkette çalışanlar, bir takım kurup sahada ter dökmeye başlayınca, diyaloglar komik oluyor biraz, hele bir de hiyerarşi varsa!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder